Yaşamın koşullarına uyum sağlayabilmek için bireylerin gerektiğinde dönüşümleri yakalaması ve bu dönüşümlere ayak uydurması önemlidir. Bununla birlikte, özellikle gençler arasında bu dönüşümlerin kontrolsüz gerçekleşmesi; kültürel, sosyal, ailevi, kişisel, sanatsal ve dilsel düzeylerde yabancılaşma yaşanmasına yol açabilmektedir. Bu bağlamda, bireyin kendisine ve kendi sosyo-tarihsel ve kültürel değerlerine yabancılaşıp yabancılaşmadığın anlamak için yabancı dil öğreniminin etkisini araştırmak özel bir önem taşımaktadır. Bu çalışmada, iki ayrı örneklem üzerinden yabancı dil öğrenimi ile kişisel, sosyo-kültürel ve tarihsel değerlere yabancılaşma arasında bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Çalışmada, maddeleri araştırmacı tarafından geliştirilen ve yapısal geçerlik ile güvenirlik analizleri yapılan yabancılaşma ölçekleri kullanılmıştır. Yabancılaşma alt ölçekleri; kişisel, kültürel, sosyal, dilsel, sanatsal ve ailevi yabancılaşma boyutlarından oluşmaktadır. Birinci araştırma, kesitsel desenle yürütülmüş olup Türkiye’nin üç farklı şehrindeki üniversitelerde öğrenim gören, kolay örnekleme yöntemiyle seçilmiş 158 katılımcıdan oluşmaktadır (125 kadın, 35 erkek, 3 belirtmek istemiyor; yaş ortalaması = 22.47, ss = 5.32). Veri toplama süreci ağırlıklı olarak çevrim içi ortamda gerçekleştirilmiştir. İkinci araştırma ise bir devlet üniversitesinde öğrenim gören toplam 125 katılımcı ile yürütülmüştür (34 erkek, 89 kadın, 2 cevapsız; yaş ortalaması = 22.77, ss = 1.86). Katılımcıların büyük çoğunluğu son sınıf öğrencilerinden oluşmakta olup (4. sınıf = 81, 3. sınıf = 12, 2. sınıf = 23), PDR (n = 34), ilahiyat (n = 31), yabancı diller eğitimi (n = 17), özel eğitim (n = 38) ve diğer bölümlerden (n = 5) öğrenciler araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırma bulguları, İngilizce gibi Batı dillerinin öğrenimi ile kişisel, sosyo-kültürel ve tarihsel değerlere yabancılaşma arasında anlamlı bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Buna göre, yabancı dil düzeyi arttıkça sosyo-kültürel yabancılaşmanın da arttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca yabancı dil öğrencilerinin, sayısal ve eşit ağırlık puan türüyle öğrenci kabul eden bölümlere kıyasla daha yüksek düzeyde yabancılaşma yaşadıkları belirlenmiştir. Buna karşılık Arapça öğrenimi ile yabancılaşma arasında negatif yönde ilişkili bulunmuştur. Bu sonuç, kültürel köklerin daha güçlü sahiplenilmesi anlamına gelebileceği gibi tepkisel ve dışlayıcı bir kültürel içe dönüş yönelimi olarak da yorumlanabilir. Öte yandan yabancılaşmanın, katılımcıların yaşı, ailelerinin gelir ve mutluluk düzeyi ile modernlik-geleneksellik algılarıyla da ilişkili olduğu saptanmıştır. İkinci araştırmanın bulguları da bu sonuçları desteklemekte, yabancı dil öğrencilerinin, özellikle özel eğitim, ilahiyat ve kısmen PDR öğrencilerine kıyasla daha yüksek düzeyde yabancılaşma yaşadıklarını göstermektedir.
Adapting to the conditions of life requires individuals to recognize and keep pace with transformations when necessary. However, particularly among young people, uncontrolled transformations may lead to various forms of alienation, including cultural, social, familial, personal, artistic, and linguistic alienation. In this context, foreign language learning deserves particular attention in relation to individuals’ alienation from themselves as well as from their socio-historical and cultural values. Accordingly, this study examines whether there is a relationship between foreign language learning and alienation from personal, socio-cultural, and historical values across two different samples. The study employed alienation scales developed by the researcher, whose structural validity and reliability were established through appropriate analyses. The subdimensions of alienation consist of personal, cultural, social, linguistic, artistic, and familial alienation. The first study was conducted using a cross-sectional design with a convenience sample of 158 university students from three different cities in Türkiye (125 female, 35 male, 3 undisclosed; mean age = 22.47, SD = 5.32). Data were collected predominantly through online means. The second study was carried out with a total of 125 participants from a state university (34 male, 89 female, 2 missing; mean age = 22.77, SD = 1.86). Most participants were senior students (4th year = 81, 3rd year = 12, 2nd year = 23), and they were enrolled in Guidance and Psychological Counseling (n = 34), Theology (n = 31), Foreign Language Education (n = 17), Special Education (n = 38), and other departments (n = 5). The findings indicate a significant relationship between learning Western languages such as English and alienation from personal, socio-cultural, and historical values. Specifically, as foreign language proficiency increases, levels of socio-cultural alienation also tend to increase. Moreover, students studying foreign languages were found to exhibit higher levels of alienation compared to those enrolled in programs admitting students based on quantitative or balanced (equal-weight) scores. In contrast, learning Arabic was negatively associated with alienation; this finding may be interpreted as reflecting a stronger attachment to cultural roots or a form of cultural reactiveness. Additionally, alienation was found to be associated with participants’ age, family income, perceived family well-being, and their orientation toward modernity or traditionalism. The findings of the second study support these results, showing that foreign language students exhibit higher levels of alienation compared to students in Special Education, Theology, and, to some extent, Guidance and Psychological Counseling. Similarly, alienation in the second study was also found to be related to income level, family well-being, and orientations toward modernity and traditionalism.